Hemanjiom

Tedaviler 9 - 12

Hemanjiom, kan damarlarının iç tabakasını oluşturan “endotel” hücrelerinden kaynaklanan iyi huylu tümörlerdir. Yapısal olarak, içleri kanla dolu boşluklardan oluşan kırmızı-mor renkli şişlikler şeklindedirler. Hemanjiomlar kapiller ve kavernöz olmak üzere iki gruba ayrılır. Kapiller hemanjiomlarda kanla dolu boşluklar çok küçüktür, lezyon daha çok çileğe benzer pembe-kırmızı renktedir. Kapiller hemanjiomlar doğumdan sonra ilk 1-2 yılda hızla büyürler, sonraki yıllarda ise %90-95 oranında kendiliğinden küçülüp kaybolurlar. Kapiller hemanjiomlar en sık ciltte, daha çok da baş-boyun bölgesinde görülürler, olguların çoğunda herhangi bir tedavi gerekmez.

HEMANJİOM-1

Kavernöz hemanjiomlar aynı zamanda “venöz malformasyon” olarak da adlandırılırlar. Bu hemanjiomlar mavi-mor renktedir ve kanla dolu boşlukları daha büyüktür. İçlerindeki toplardamar kanı çok yavaş olarak akar. Kavernöz hemanjiomlar, vücudun her yerinde görülebilir, ancak en çok karaciğer, omurga ve bacaklarda cilt altı-kas dokusu içine yerleşim gösterirler. Kapiller hemanjiomlar gibi kendiliklerinden kaybolmazlar, tam tersine zamanla büyüyebilirler ve bazı şikayetlere yol açabilirler. Cilde yakın yerleşimli olanlar daha çok ağrı ve görüntü bozukluğu yaparlar, karaciğerde yerleşimli olanlar ağrı yapabilir, organ yüzeyine yakın ve büyük olanları kanayabilir. Omurgadakiler de ağrı yapabilir, kemik dayanıklılığını azalttıklarından omurlarda çökme yaratabilirler. Bu tür kavernöz hemanjiomlarda genellikle tedavi uygulamak gerekir.

HEMANJİOM-2

Nasıl teşhis edilir?

Kavernöz hemanjiomlar ultrason, emar veya tomografideki tipik görünümleriyle kolayca tanınabilirler ve diğer tümörlerden ayrılabilirler. Nadiren, kesin tanı için perkütan iğne biyopsisi gerekli olabilir.

Tedavi seçenekleri

Bazı kavernöz hemanjiomlar cerrahi olarak kolayca alınabilirler. Ancak olguların çoğunda cerrahi operasyon ya uygun değildir ya da kozmetik açıdan hasta tarafından istenmemektedir. Bu tür olgularda en sık uygulanan yöntem perkütan skleroterapidir. Perkütan skleroterapi ciltten çok ince bir iğne ile ultrason ya da tomografi kılavuzluğunda hemanjioma girilerek damarları büzen bazı ilaçların verilmesidir. Bu ilaçlar verildikten sonra hemanjiomda önce şişme, kızarma ve hafif ağrı meydana gelir, sonraki günler ve haftalarda ise belirgin küçülme görülür. Skleroterapi belli aralıklarla yapıldığında, hemanjiomda ciddi oranda ve kalıcı bir küçülme sağlanabilir. Perkütan skleroterapi en çok cilt altında ve kas içine yerleşimli, bazan da karaciğere yerleşimli kavernöz hemanjiomlara uygulanır.

Skleroterapinin yeterince yararlı olmadığı durumlarda lazer ve radyofrekans gibi perkütan ablasyon yöntemleri kullanılabilir. Bu yöntemler daha çok karaciğer hemanjiomları için uygundur ancak dikkatli bir teknikle bacağa yerleşimli hemanjiomlarda da uygulanabilir. Karaciğerdeki büyük hemanjiomlarda, kasıktan atardamara girilerek hemanjiomu besleyen atardamarlar anjio ile tesbit edilebilir ve çok küçük tanecikler verilerek bu damarlar tıkanabilir. Embolizasyon denen bu yöntem hemanjiomun beslenmesini bozarak küçülmesine neden olabilir. Omurlarda yerleşim gösteren hemanjiomlarda da, tedavi gerekirse, embolizasyon ya da perkütan skleroterapi yapılabilir. Bazı durumlarda, omurun çökmesini engellemek için omura bir iğneyle girilerek özel bir “çimento” enjekte edilir. Vertebroplasti adı verilen bu yöntemle hem omurun dayanıklılığı artırılarak çökme engellenir hem de ağrı giderilebilir.

Girişimsel Tedaviler