Pankreas Kanseri

Tedaviler 7 - 12

3. PANKREAS KANSERİ

Pankreas kanseri özellikle gelişmiş ülkelerde sık görülen ve mortalitesi yüksek bir kanser türüdür. Olguların yaklaşık %90 dan fazlasında “adenokarsinom” adı verilen ve pankreastaki salgı bezlerinden kaynaklanan bir tür görülür. Yaklaşık %5 oranında “nöroendokrin tümör” adı verilen, pankreastaki adacık hücrelerinden kaynaklanan ve daha iyi seyirli bir tümöre rastlanır. Daha az oranda da pankreasın nadir primer tümörleri ve metastazlar görülebilir.

Pankreas kanseri hakkında ayrıntılı bilgi 

Pankreas kanserinde tanı biyopsi ile konur. Biyopsi cerrahi, endoskopik ya da görüntüleme kılavuzluğunda perkütan olarak yapılabilir. Günümüzde, ultrason ya da tomografi kılavuzluğunda perkütan iğne biyopsisi pankreas kanserinin tanısında en sık kullanılan yöntemdir.PANKREAS-KANSERİ-1

Video bilgilendirme için tıklayınız Ultrason kılavuzluğunda pankreas iğne biyopsisi

Pankreasın primer tümörlerinde ideal tedavi cerrahi operasyondur. Ancak, tanı anında hastaların sadece %15-20 sinde operasyon mümkün olabilir. Bunun nedeni, tümörün pankreasın çok yakınındaki mezenterik ve portal damarlara erkenden yayılması ya da uzak metastaz yapmasıdır.

Cerrahi uygulanamayan hastalarda klasik tedavi yöntemleri kemoterapi veya kemoterapi+radyoterapidir. Radyofrekans, mikrodalga ve kriyoablasyon gibi perkütan ablasyon yöntemleri dünyada bazı merkezlerde uygulanmaktadır. Ancak, termal ablasyonun pankreas komşuluğundaki mide, barsak ve safra kanallarına zarar verme ihtimali nedeniyle bu yöntemler yaygın kullanım alanı bulamamıştır. Bazı merkezlerde, tümörün iç kısmının radyofrekansla düşük ısılarda yakılmasının olumlu sonuçlar verdiği bildirilmiştir.PANKREAS-KANSERİ-2

Geridönüşümsüz elektroporasyon, termal ablasyon yöntemlerinin aksine, dokuda ısı değişikliği yaratarak değil elektrik akımıyla hücre duvar yapısını bozarak kanser hücrelerini öldürdüğünden mide, barsak ve safra kanallarına belirgin zarar vermez. Bu nedenle, pankreasta ablasyon için günümüzde tercih edilen bir yöntemdir. Son yıllarda yapılan bazı çalışmalarda, yöntemin pankreas kanserinde emniyetli ve etkili olduğu gösterilmiştir, ancak sağkalım üzerine etkisi henüz kanıtlanmamıştır.PANKREAS-KANSERİ-3

Pankreasın nöroendokrin tümörleri adenokarsinoma göre genellikle daha yavaş seyirlidir. Bu nedenle, girişimsel tedavilerden daha fazla yarar görebilirler. Girişimsel tedavilerde, eğer yapılabiliyorsa öncelikle perkütan ablasyon uygulamaları tercih edilir.PANKREAS-KANSERİ-4

Son yıllarda, nöroendokrin tümörlerdeki somatostatin adlı reseptörlere bağlanarak tümör hücrelerini öldüren “Lutesyum DOTATATE” tedavisi oldukça umut vermektedir. Bu tedavide Lutesyum toplardamar yoluyla verilir, tümördeki reseptörlere bağlanır ve sadece reseptörün bulunduğu hücreleri öldürür, diğer sağlam hücrelere zarar vermez. Lutesyumun anjio yoluyla direkt olarak tümörü besleyen damarlara verilmesi tedavinin etkinliğini daha da artırabilir.

Nöroendokrin tümörler hakkında ayrıntılı bilgi

PANKREAS-KANSERİ-5

Pankreas tümörlerinin tedavisinde tek bir yöntemle başarılı olmak genellikle mümkün olmaz. Birçok hastada, onkoloji, cerrahi, girişimsel radyoloji ve radyoterapi yöntemlerini belli bir sırayla ya da aynı anda uygulamak gerekebilir. Bu yöntemlerin doğru zamanda, doğru sırayla ve iyi bir ekip çalışmasıyla uygulanması bazan zor hastalarda bile oldukça başarılı sonuçlar doğurabilir.PANKREAS-KANSERİ-6

Girişimsel Tedaviler